Kayıtlar

İlişkiler

 İki insanın aralarında ki ilişkinin  bitme nedeni,artık aynı frekansta olmamalarıdır.Frekanslar artık uymayınca çekim yasası otomatik olarak onları ayırarak karşılık verir.İki kişi yaşadığı güzel ilişkinin arkasında sonunda ayrılmaya karar verdiklerinde artık aralarında bir elektrik kalmamış ve birbirlerini artık eskisi kadatr sevmiyorlardır.Frekansları artık uymuyor  ve ikisi farklı şeyler konuşmaya başlamışlardır.Birbirlerini anlamakta zorluk yaşıyorlar ve ara ara tartışmalar bile  sohbet hatları yaşanmaktadır.İnsanların ilişki bitiminde ki gerekçelerin başında,artık birbirleri ile aynı dili konuşmadıklarını anlatmaları ve uyumsuzluk içerisinde olduklarını belirtmeleridir.İkisinin farklı dünyalarda olması ve farklı hatayı yaşıyor olmalarının ardından ne yazık kiayrılıklar yaşanmaktadır.Bu ayrılıklara iki tarafta üzülmez çünkü karşılıklı olarak aslında anlaşamadıklarının farkındadırlar ve kendilerine biraz da olsa zaman vererek son  şanslarını deniyorlardır.Fakat olmayınca da zorlam

SOHBET NUMARALARI

 İş baskısı yani mobing; özeklikle de daha çok kurumsal ve çok fazla kişinin çalıştığı yerlerde yönetici yada şef durumundaki insanların yada işverenlerin çalışanlar  üzerinde kurdukları haksız baskılardır. çok katı bir politika yürütülmektedir çalışanlara karşı her hareketleri tavırları son derece büyük bir titizlikle irdelenir ve hata veya eksik bulunmaya çalışılır. Kişi üzerinde psikolojik baskı kurulur ki tazminat vermemek için kendi çıkması sağlanmaya çalışılırve işini kaybetmek istemeyen çalışanda herşeye göz yumar hale gelir bu da zamanla kişide birçok ruhsal psikolojik sorunlara sebebiyet verir. Çalışmak tamamen işkenceye dönüşmüştür ve çaresizce herşeye boyun eğer çünkü onca yıl çalışmıştır çıksa haklarından faydalanamayacak çıkmasa çok kötü bir moralle sıfır  motivasyonla nsıl devam edecek,gerçekten çok ciddi bir baskı  çalışan üzerinde her an çıkma veye çıkarılma tehdidiyle karşı karşıya olmak çok ciddi bir problem.  Artık yasalar bu anlamda okadar iyi işlemektedir ki işçile

Canlı sohbet hattı

Herşey beyinde başlar.Karar ver,odaklan ve asla vazgeçme.Seni senden başka durduracak kimse yok.Sen ne istersen,neyi yaşamak istersen ona sahip olursun.Senin verdiğin karar,odaklandığın hedeften senden başka hiç kimse vazgeçiremez.Öncelikle beynini şartlayacaksın,"ben başarılı ve mutlu olmak"istiyorum diyeceksin.Kendini şartladığın sürece kimse senin önğnde barikatlar kuramaz.Karar verdiğin sürece başarınınj yarısını yakalamış olursun.Çünkü kararsızlık,ne yapacağını bilememezlik seni başarısı yapacak ve neye odaklanacağını bilemeyeceksin.Senin önünde iki yol var öyle. sohbet numaraları düşün.Birinci yol seni başarıya ve mutluğa götürecek olan yol.İkinci yolun başında ise sen ve kararsız hallerin var.Bu kararsız hallerini yok etmesini bileceksin.Senin hayatınla ilgili alacağın kararlar ve uygulayacağın metotlar senin geleceğine yapacağın bir yatırımdır.Hayat boyunca insanların başına her şey gelebilir ve bu başına gelen olumsuz olayların bir tek senin başına geldiğini zannetm

SOHBET NUMARALARI

 Mevsimler; çocukken hatırlıyorumda her mevsimin kendine göre ayrı bir güzelliği vardı bahar tam bahar kış aynı şekilde yani dört mevsimi tamda tadında yaşardık. Geçen yıllarla birlikte dört olan mevsim sayıssı sanki ikiye düştü sadece yaz ve kış var evet herşeye olduğu gibi ne yazıkki doğaya da zarar vermekte üstümüze yok biz  insanlar ne acıdırki güzel olan herşeyi çok güzel bir ustalıkla öldürüyoruz yaşadığımız güzel dünyayı hava kirliliği sayesinde mahfettir egzoz gazları fabrika dumanları  zehirli atıklar derken mevsimleri bile bozduk. Kullandığımız en basit deodoran veya parfüne kadar ciddi zararlar vermektedir. Eskiye dair en çok özlediğim iki mevsim var ki bahar ve sonbahar. Şimdi baktığımızda  görüyoruzki birden ya kış geliyor ya yaz bir ortası yok ve zamanla anlıyoruzki aslında nekadar da kötü bir durum kocaman dünyayı bile bozmuşuz.  Biz insanlar dünya ve dünyaya ait ne varsa hepsine büyük zararlar vermekteyiz. Nasıl oluyorda güzelim doğamıza karşı bukadar acımasız davranabi

Dert Köşesi

  İnsanların iş yerinde ki yaşamış olduğu stresi evlerine taşıması ,ev ortamında gerginliğe sebep olan olaylar arasındadır.İş ortamı toplu olarak hareket edilen ,çok kişinin olduğu bir yerdir.Orada sizin karakter yapınıza ,yaşantınıza uymayacak kişilerin olasılığı yüksektir.Gün içerisin de iş yeriniz de yaşadığınız olumsuz durumları içiniz de biriktirerek eve götürmeniz ve stresi kendi aile bireylerinize yansıtmanız çok yanlış bir davranıştır.Tüm gün sizi dört gözle bekleyen küçük çücuğunuzun ve eşiniziszin beklentilerine olumsuz tepki vermeniz ev ortamında yersiz tartışmalara sebebiyet vermektedir.Ne olursa olsun yaşadığınız tüm olumsuzlukların yaşadığınız yerde kalması gerekmektedir ,kaldı ki sizi evde bekleyenler durumdan bihaberdirler.Mutlaka ki sıkıntılarınızı sorunlarınızı eşlerinizle konuşacaksınız.Fikir alışverişinde bulunacaksınızdır.Fakat bu durumu eşinize farklı bir tutumla aksettirirseniz olayın akıbeti değişebilir ve hayal kırıklığı yaşatabilirsiniz.Birilerine kızgınlığını

Dert Köşeleri

Evlilik arefesinde olan kişilerin ,hep bir sorunları olmuştur.İki tarafından yaptırım gücünü ego savaşına dönüştürmeye çalıştığını hepimiz biliriz.Hem erkek hem kız tarafının illa benim dediğim olacak tartışması ,bazen kötü sonuçlarla bitebiliyor.Bu aşamalarda çiftler olumsuz olarak etkilendiği için ayrılık ta mevzu bahis olabiliyor.Neden peki bu ailelerin baskısı ,eşya yüzünden çıkan tartışmalar.Yok bu alınacak ,yok bu alınmayacak.Veya bunu kız tarafı yapar ,erkek tarafı yapar tartışması artık çiftleri bunaltma noktasına getirir.Çiftlerin kendi ailelerine hak verme olayı devreye girdiği anda ,yaşanan sorunların pekte güzel sonuçlandığını söyleyemeyeceğim.Anne babaların yaptığı şey aslında şu :kendilerinin evlilik aşamasın da iken onların tüm ev dizaynını ,giyeceği gelinliğe damatlığa kadar kendi anne ve babalrı yaptığı için aynı uyğulamayı onlar da kendi çocuklarının üstünde uygulamaya çalışmaktır.Değişime ayak uydurarama ,yeniliğe açık olamama gibi konular mevcut.Hayatı onların yaşay

SOHBET NUMARALARI

Resim
Şükran dolu bir kalp,her zaman evrenin zenginliklerine yakındır; ne kadar da az şükrediyoruz değil mi gerçekten de ve ya ne kadar az teşekkür ediyoruz bu yaşam için. Aksine genel olarak hep bir şikayet ve isyan içerisindeyiz ve sahip olduklarımızın değerini de asla bilmiyoruz. Her zaman sahip olduklarımız için şükretmek yerine genel ola rak elimizde olmayanların ve olmasını istediğimiz şeylerin peşine düşerek kendimizi mutsuz ve huzursuz hissediyoruz bu da bizlerin mutlu olmamızdaki en büyük engel gerçekten de biziz ve biz istemedikçe hiç bir şey aslında bizi yolumuzdan ve yapmak istediklerimizden asla geri durduramaz. Ha bu şekilde düşünürken diğer yandan da sahip olduklarımız için daima teşekkür etmeli ve şükran içerisinde olmalıyız. Çünkü eğerki böyle düşünmez isek asıl elimizde olanlar için teşekkür etmez ve değerini bilmez isek daha fazlasını elde etmemiz mümkün olmaz çünkü biz daha sahip olduğumuz şeylerin değerini ve önemini bilmiyor iken fazlasını nasıl isteyebiliriz k